Organik Aşk

Özellikle son zamanlarda yiyeceklerin doğal ve organik oluşlarına çok bakar olduk. Neden, çünkü daha lezzetli ve faydalı olduğunu biliyoruz. Peki organik aşkı hiç duydunuz mu ? Aşkın da organiği olur mu demeyin, aşkın da organiği olur.. Nasıl mı ? Şimdi anlatacağımı mutlaka okumalısınız..

Konuya yiyeceklerden örnek vererek başlayacağım. Doğal ortamda yetişen bir yiyecek düşünün, kışın soğuğu görüyor ve yaprakları dökülüyor hayatta kalabilmek için kendini yaz günlerine hazırlıyor, direnç gösteriyor uzun ve çetrefilli bir kışın ardından baharla beraber şenlik havasında çiçek açıyor ve etrafına güzel kokular saçıyor… Herkes etrafa yayılan mis kokuları duyuyor ama o ağacın soğuk ve karlı bir kış gecesinde, güzel günlere kavuşmak için ne kadar mücadele verdiğini bilmiyor. Kendimizi o ağacın yerine koyalım mesela fırtına, yağmur, sel, kar hepsini gördük ve gördükçe de daha direnç kazandık. İçten içe sertleştik ama dışarıya vereceğimiz hoş görüntü ve mis kokulara da hazırlandık aynı zamanda. Ve bahar geldi, açtık çiçeklerimizi, kokumuzla insanlara huzur verdik, bazende o kokuyla çok uzaklara götürdük insanların ruhlarını ve hayallerini… Zaman ilerlerken güneşli günler yerini sonbahara ardından da kışa bırakıyordu. Ama bu süreçte mis kokulu ağaç köklerini daha derinlere salmış ve toprağına, hayatına sıkı sıkıya daha da bağlanmıştı. Çünkü o organikti ve sağlamdı. Nihayet kış gelmişti ve mis çiçek kokulu ağacımız diğer kışa daha da hazırdı.

Diğer yandan serada yetişen bir meyve yada ağaç düşünün. Hep bakımlı, hasta olduğu zaman ilaçlanması yapılmış, yeri geldiğinde takviye edici ilaçlar görmüş. Hiç üşümemiş mesela, hava ne zaman soğuk olsa ısıtmışlar onu. Doğada ki kuşları böcekleri de tanımıyor. Hiç bir kuş onun dalına yuva yapıp yavrularını büyütmemiş yada hiç bir böcek ondan bir fayda görememiş. O da büyümüş öylece yetişmiş diğer akranları gibi. Ve gün gelmiş bir fırtına çıkmış ağacın üstündeki örtü fırtınayla beraber uçup gitmiş… Ağaç ilk defa soğukla tanışmış, rüzgarları görmüş. Dalına konan onlarca güzel kuşu taşımakta zorlanmış ve yavaş yavaş zayıflamaya başlamış. En sonunda hasta olup o muhteşem baharı görememiş. Çünkü doğal olamamış, hep birilerine bağlı ve desteklerle ayakta durmayı öğrenmiş ve veda etmiş…

İnsanları da doğada ki diğer canlılara benzetmeyi sık sık yaparım. Çünkü onlar hiç kimseden bir şey beklemeden yaşamlarını sürdürüyorlar doğal ortamlarında. Son zamanlarda insanların ikili ilişkilerinin ve de aşklarının doğal olmadığını fark ettim. Çünkü aşklar da artık doğada yetişmiyor. Biraz garip gelebilir ama öyle… Artık çiftler birbirini gerçek hayatta göremiyor, tanıyamıyor içten. Birbirlerine kavuşmak için mücadele etmiyorlar. Belli kriterler etrafında şekilleniyor her şey. Birbirleri için mücadele edip o aşkı sevgiyi organikleştiremiyorlar. Çünkü serada yetişen ağaç gibi zorluk görmemiş ve hep beslenmişler sahte duygularla… O sahte duygular, sevgiler büyütmüş onları ve hiç kış görmemişler. Hayatın içinde olan fırtınayı görünce de dayanamamış buna ruhları…

Evet arkadaşlar aşkın da organiği olur. Köklerin suyla, yaprakların güneşle buluşup bir olarak meydan okumak gerekir hayata. Dallarında yavru kuşlar büyütüp yollamak gerekir doğaya. Meyvelerin organiğini aradığımız şu günlerde hayatımıza güneş olacak, meyve verecek, fırtınalara dayanacak organik aşklarda aramalıyız seçmeliyiz. Şimdi size soruyorum aşkın da organiği olur muymuş ? Bu yazımla ilgili görüşlerinizi merak ediyorum. Ne düşündüğünüzü yazımın altında ki yorum kısmına yazarak belirtebilirsiniz.Değerli yorumlarınızı bekliyorum…

Bu Yazılarımız da İlginizi Çekebilir

Organik Aşk” için 8 yorum

  • 19 Mayıs 2020 tarihinde, saat 13:51
    Permalink

    Emek verilmeyen, zorluğu çekilmeyen hiç bir şeyin kıymeti olmuyor, çok güzel bir benzetme olmuş tebrikler.

    Yanıtla
    • 19 Mayıs 2020 tarihinde, saat 13:52
      Permalink

      Çok teşekkürler efendim 🙏🏻 Değerli yorumunuz için

      Yanıtla
      • 19 Mayıs 2020 tarihinde, saat 17:11
        Permalink

        Özellikle seradaki ağaçlar çok hüzünlendirdi 😔Hiç yağmur görmemiş, hiç kuşlarla tanışmamış… Hayatın bizi harmanlarken sergilediğimiz duruş sanırım en önemlisi. Bazen birbirimize bağlarken bazen başka yerlere savurabilir. Harika bir yazı olmuş tebrikler🤗

        Yanıtla
        • 19 Mayıs 2020 tarihinde, saat 17:28
          Permalink

          Güzel yorumunuz için teşekkür ederim 🙂

          Yanıtla
  • 19 Mayıs 2020 tarihinde, saat 18:13
    Permalink

    Çok güzel bir benzetme olmuş yüreğinize sağlık.maalesef bu dönemin insanı herseyi herkesi tüketmeye programlanmış gibi.

    Yanıtla
    • 19 Mayıs 2020 tarihinde, saat 21:05
      Permalink

      Maalesef öyle. Değerli yorumunuz için teşekkürler

      Yanıtla
  • 19 Mayıs 2020 tarihinde, saat 21:46
    Permalink

    Günümüz ilişkilerini özetleyen anlamlı ve akıcı bir deneme olmuş. Kalemine sağlık 🙏

    Yanıtla
    • 19 Mayıs 2020 tarihinde, saat 22:44
      Permalink

      Maalesef öyle. Yorumunuz için çok teşekkür ederim 🙏🏻

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir