Enflasyon Nedir Türleri Nelerdir ?

Merhaba sevgili okurlar, günlük yaşantımızda çok defa karşılaştığımız bazı ekonomi terimlerin ne anlamlara geldiğini bilmek fayda ve zararlarının neler olabileceğini anlamak için böyle bir ekonomik yazı ile başlamak istedim. Enflasyon nedir? Enflasyonun yaşamımızdaki etkileri nelerdir? Enflasyonun türleri nelerdir? Bu gibi soruların yanıtlarını basit bir anlatım ile yanıtlamaya çalıştım.

Enflasyon paranın tarihi ile başlar diyebiliriz. Ekonominin sürekli geliştiği dönemlerde enflasyonun karşımıza çıkması olağan bir neden olarak gösterilebilir. Enflasyon tüm dünya ülkelerinin karşılaştığı bir sorun haline gelmiştir. Enflasyonun tanımına gelecek olursak, paranın satın alma gücünün sürekli olarak düşmesi, fiyatların sürekli bir artış göstermesidir. Bu fiyat artışı piyasadaki birçok malda gözlendiğinde söz konusudur. Fiyatlar her yıl ya da her ay artıyorsa enflasyon vardır denilebilir.

Enflasyonun yıkıcılığını en aza indirmek için ülkelerin belirli savunma mekanizmalarını geliştirmesi gerekmektedir. Enflasyonun tersi deflasyondur. Deflasyon, fiyatlar genel düzeyinin düşmesidir. Enflasyonun tersi olması faydalı görünüm yaratsa da deflasyonun da ekonomide yarattığı olumsuzluklar vardır. Enflasyon ılımlı, yüksek ve hiper olmak üzere üçe ayrılır.

Ilımlı enflasyon, her ülkenin kendi yapısına normal sayılabilecek bir düzeydedir. Gelişmekte olan ülkeler için yıllık %6‘nın, gelişmiş ülkeler için ise yıllık %4’ün altındaki fiyat artışlarını ifade etmektedir. İnsanlar paralarını ellerinde tutmak isterler. Paraya olan güven bu oranlarda sarsılmaz. Hatta ekonomiyi canlı tutmak adına bu enflasyonun faydalı olabileceği söylenir.

Yüksek enflasyon, fiyat artışlarının aylık olarak %5 ila %15’e kadar eriştiği ekonomide insanlar paranın değer kaybına karşı kendilerini korumak isterler. Parayı likit olarak tutmak istemezler.  (TÜİK’ e göre TÜFE 2020 yılı enflasyon oranı % 14,60 olarak açıklandı.)

Hiperenflasyon türünde fiyatlar aynı gün içerisinde bile artış ve değişim gösterir. Enflasyon artışı yıllık oran yerine aylık olarak hesaplanır. Para kıymetini kaybeder. Birinci dünya savaşı dönemlerinde Almanya’da tipik bir hiperenflasyon yaşamıştır.

Enflasyonun ortaya çıkmasının çeşitli nedenleri vardır. Bu ekonomik sorunların önüne geçmek için nedenlerin kaynaklarını bulmamız önemlidir. Talep enflasyonu, arz enflasyonu, maliyet enflasyonu ve enflasyon beklentileri neden olarak gösterilir.

Enflasyon Bir Hastalık Mıdır ?

Enflasyonu çağımızın tedavisi olmayan hastalığı olarak ifade edebiliriz. Enflasyon tahminden yüksek oranlarda karşımıza çıkarsa, sürpriz enflasyon olarak isimlendirilir. Bu durumla karşılaşan ülkelerde yaşayan kişiler ve ülkenin ekonomisi için olumsuz etkilerde bulunur.  Sürpriz enflasyon milli gelir ve istihdam (işgücü) üzerinde de olumsuz etkiler yaratır.

Enflasyon ile mücadele edilmek istenildiğinde bazı strateji yöntemleri izlenmektedir. Toplam arzı arttırmaya yönelik politika ve toplam talebi kısmaya yönelik politika enflasyonla mücadele politikalarındandır.

Eğer bir ülkede arz eğrisi sola kayıyorsa hem fiyatlarda yükselme hem durgunluk yaşanıyorsa stagflasyon krizi (durgunluk) ile karşılaşılır. Bu durumda durgunluğun önüne geçmek adına toplam arzı arttırmaya yönelik politikaya başvurulur. Arzı arttırmaya yönelik politika izlenirken talebi kısma çalışmaları da sürdürülür.

Dünyada Enflasyon

Ekonominin sürekli gelişim gösterdiği ekonomide enflasyonu tam anlamı ile kontrol altına alabilmek pek mümkün değildir. 1929 Dünya Ekonomik Krizi’ne kadar her 10 ya da 15 yılda stagflasyon krizi yaşanmıştır. 2. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda, enflasyon ön plana çıkmıştır. Karşılaşılan ekonomik krizlerin çözümüne yönelik teorik görüşler yer almıştır. 18.yüzyıldan itibaren kabul gören Klasik ve Neo-klasik düşünce 1936’dan sonrasında keynesyen ekonomik akımına, 1970’lerden sonra monetarist düşünce akımı yer almıştır.

Bu Yazılarımızda İlginizi Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.