Bir Ömür Nasıl Yaşanır?

Bu kitabın İlber Ortaylı’nın olması hiç şaşırtıcı değil. Yani bu soruya daha iyi kim cevap verebilirdi bilmiyorum gerçekten. Bu kadar dolu, verimli bir başka hayat kimde, bilen yorumlarda benimle paylaşabilir.


Kitap bu kadar tutulmasa da okuyacağım bi kitap olurdu, mesleğimin erbabından öğrenecek çok şeyim var çünkü. Ama tüm katmanlardan ilgi çekmesi ayrıca hoşuma gitti. Gerçekten zamanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyorlar.


Eser, bir söyleşi kitabı. Sorular çok yerindeydi bence, röportajı yapan Yenal Bilgici zaten yıllardır Ortaylı’yı tanıyan biriymiş, bu da ayrı bi lezzet katmış. İlber Ortaylı birçok şeyin ya merkezinde ya da merkezine en yakın yerde olduğu için onlarca önemli ismi, onlarla olan ilişkisini görebiliyoruz. Yine dobra ve net.


Şansa inanmadığını ve herkesin kendi talihini kendinin yaratacağına inanıyor. Yani oturup kalsaydım, üşenseydim bir Ortaylı olamazdım diyor. Evet, buna hepimiz katılıyoruz herhalde. Fakat bunun haricinde yetiştiği ortam ve hayat boyu sahip oldukları, herkesin elinde olmayan imkanlar.
Bunun haricinde yılların birikimiyle, Avrupa, Asya kültürleriyle harmanlanmış listeler veriyor bize. Onlarca not aldım! Bölümlerin sonlarına da en’lerin listesi yapılmış, o da güzeldi bence. Filmler, müzikler, müzeler, şehirler… Ne ararsanız, önerdiği bir şeyler var hocanın. Ben çok sevdim kitabı ama 22 yaşında okuduğum halde psikolojimi bozan şeyler oldu. Her şeye geç kaldım, eyvah hissini bayağı yaşatıyor.

Önerirken tek çekincem o. Ama iyi silkeletiyor. En ideal kitlesi bence üniversiteye yeni başlayanlar. Yine de hayatın evrelerini ayrıştırıp dönem dönem beslenme, üretme yaşları benim için güzel kısımlardandı. Tavsiye ettiğim kitaplardan oldu. Kitapla kalın, sevgili okurlar.

Ayşegül

97/ Tarih mezunu, edebiyat okur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.